28 Nisan 2016 Perşembe

#Kendimenot


Odaklanman gereken şeylere odaklan ve başarmadan bırakma. 


 Bırak konuşsunlar duyma.


Mutlu olacağın şartları enine boyuna düşün, ona göre yönlendir hayatını.



Sana taş atana sen ekmek at, bırak o utansın. Ama asla kibrin karşısında eğilme.


Herkese iyi davran ama herkesi yakınında tutma.

İnsanların davranışlarını sorgulama, söylediklerinin altından anlam çıkarma; bırak tüm kötülükler, samimiyetsizlikler o anda kalsın gelecek anların için sırtında yük olmasın.


Prensiplerin seni kontrol etmesin sen prensiplerini kontrol et.

Prensiplerin birer insan değiller ve seni yargılayamazlar, kafanın içinde onların seni yargılamasına ortam oluşturma. 


Yaşadığın şeyleri dramatize etme.


Bir derdi olan sen olmadığın gibi en büyük derdi olanda sen değilsin.

Karşındaki insan sadece kendi düşünmek istediğini düşüneceğinden sen onun yerine de düşünme bırak kafan rahat kalsın. 


 Kimsenin sana beklentilerini dayatmasına izin verme.

''Aldırma, deli gönlüm 
Giden gitsin sen şarkılar söyle içinden boşver.''

"Halbuki, en ziyade hasta sensin. Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul; sonra başkasının şifasına çalış." 

'' Beklentilerin bittiği yerde özgürlük başlar.'' 




Hatırlıyorum..

                     



                       
                       
ölüm ile ilgili görsel sonucu







   5-6 yaşımdayım ananemin cenazesindeyim, ölümü hatırlıyorum.
                      Bir sabah kalkıyorum arkadaşımın ölüm haberini duyuyorum, ölümü hatırlıyorum.
Kendim bile küçücüğüm; arkadaşımın babasız kaldığını öğreniyorum, ölümü hatırlıyorum.            
  Daha lisenin ilk yıllarındayım bir arkadaşıma yazılan ölüm mesajlarını okuyorum, ölümü hatırlıyorum.
           Zaman ilerliyor başka bir arkadaşımın cenazesindeyim, ölümü hatırlıyorum.

Bir saat önce arkadaşımın kardeşinin ölüm haberini alıyorum, ölümü hatırlıyorum.
Bir süre önce ölebileceğim gerçeğiyle yüzleştim, ölümü hatırlıyorum. 
 Ölümü hatırlıyorum, çünkü var.
Ölümü hatırlıyorum, çünkü gerçek.
Ölümü hatırlıyorum, çünkü her defasında düştüğü yeri biraz daha öldürüyor.
Ölümü hatırlıyorum, çünkü bir gün hepimiz ölümün içinden varolacağız.

8 Şubat 2016 Pazartesi

#tarsus


 Tarsus kendi çapında başka bir alem zannımca. Sokakları, evleri hepsi kendine birer birer aşık etti beni. Hatta o güzel tarihi evlerin arasından geçerken tek tek kapılarını açmayı denemedim değil. Belki birinin kapısı açıktır umuduyla baktım hepsine hatta kapının açılmaması hüsranıyla birinin anahtar deliğinden baktım- bknz: resimde- doğruyu söylemek gerekirse bencillik ediyordum zira evin arka duvarı yoktu havada asılı duran bir adet ihtişamlıdan hallice bir merdiven evin ilk halinin göz kamaştırıcı olduğunu her haliyle açık ediyordu ve kapıların kontrolsüzce açık olması o bi hayli yıpranmış tarihi güzelliklere yazık olması demekti.
Bilmeden ortama, sokakların ruhuna o kadar uyumlu gitmişim ki oraya ait hissettim kendimi. Abartmıyorum o evin kapılarını açsalardı bana, orada yaşayabilirdim. Ki zaten kapısından ayrılamamamdan anlaşılmıştır diye düşünüyorum.. 

Ben kendimi böyle yerlere ait hissediyorum nedense. Çok yenilik çok modernlik beni boğuyor. Beni böyle yerlerde yaşatın buralara hapsedin başkada şey istemem.